TOPLUMSAL YÜZLEŞME ZAMANI: HERKES BAŞKASINI ELEŞTİRİYOR, KENDİNE BAKAN YOK!

TOPLUMSAL YÜZLEŞME ZAMANI: HERKES BAŞKASINI ELEŞTİRİYOR, KENDİNE BAKAN YOK!

TOPLUMSAL YÜZLEŞME ZAMANI: HERKES BAŞKASINI ELEŞTİRİYOR, KENDİNE BAKAN YOK!

Günümüz toplumunda giderek artan ve artık neredeyse normalleşen bir alışkanlık dikkat çekiyor:
İnsanlar başkalarının hatalarını konuşmakta oldukça cesur, ancak aynı cesareti kendi hatalarıyla yüzleşirken gösteremiyor.

Özellikle sosyal medya ile birlikte bu durum çok daha görünür hale geldi.
Her gün sayısız eleştiri, yargılama, itham ve hatta linç kültürünün örnekleriyle karşılaşıyoruz.
İnsanlar birbirlerini acımasızca eleştiriyor, hataları yüzlerine vuruyor, küçük düşürmeye çalışıyor.

Ancak dikkat edilmesi gereken önemli bir gerçek var:
Bu eleştirilerin büyük bir kısmı, kişinin kendi eksiklerini görmezden gelerek başkalarına yönelmesiyle ortaya çıkıyor.

Asıl sorun tam da burada başlıyor.


⚠️ KENDİNE KÖR, BAŞKASINA HAKİM BİR TOPLUM

Birçok kişi çevresindekileri düzeltmeye çalışırken, kendi yanlışlarını fark etmiyor.
Kendi hatalarıyla yüzleşmek yerine, başkalarının kusurlarını büyüterek bir nevi kendini rahatlatıyor.

Bu durum zamanla şu noktaya geliyor:

  • İnsanlar başkalarının hayatına müdahale etmeyi bir hak gibi görmeye başlıyor
  • Eleştiri adı altında yargılama ve küçümseme yaygınlaşıyor
  • Empati yerini ego ve üstünlük duygusuna bırakıyor

Oysa gerçek olgunluk; başkalarını eleştirmek değil, önce kendini sorgulayabilmektir.


İYİLİK YAPANIN KARŞILAŞTIĞI GERÇEK

Toplumda sıkça yaşanan bir diğer acı gerçek ise şudur:
İnsanlara destek olursunuz, ayağa kalkmaları için çabalarsınız, yanında olursunuz…
Ama bazı insanlar, güç kazandıkça sizi unutmakla kalmaz, sizi aşağı çekmeye çalışır.

Hatta daha da ileri giderek;

  1. Arkanızdan konuşurlar
  2. Sizi itibarsızlaştırmaya çalışırlar
  3. Düşmeniz için fırsat kollarlar

Bu durum, iyilik yapan birçok insanın zamanla geri çekilmesine ve güven duygusunun zedelenmesine neden oluyor.


ELEŞTİRİ Mİ, TATMİN Mİ?

Bugün yapılan eleştirilerin büyük bir kısmı aslında geliştirmek için değil,

  1. Tatmin olmak
  2. Üstünlük kurmak
  3. Dikkat çekmek
  4. Kendi eksiklerini gizlemek

amacıyla yapılıyor.

Bu da eleştiriyi bir gelişim aracı olmaktan çıkarıp, bir yıkım aracına dönüştürüyor.


GERÇEK DEĞİŞİM NEREDEN BAŞLAR?

Toplumsal düzelmenin ilk ve en önemli şartı şudur:

  1. İnsan önce kendine bakmalı
  2. Kendi hatalarını kabul etmeli
  3. Eksiklerini görmeli
  4. Değişime kendinden başlamalı

Çünkü kendini düzeltmeyen bir insanın, başkasını düzeltmeye çalışması sadece bir çelişkidir.

Unutulmamalıdır ki;
Kendini sorgulamayan bir toplum, başkalarını yargılayarak hiçbir yere varamaz.


GERÇEK DESTEK VE GERÇEK İNSANLIK

Gerçek destek;

✔ İnsanları düşürmek değil, kaldırmaktır
✔ Arkadan konuşmak değil, yüzüne doğruları söylemektir
✔ Hata aramak değil, çözüm üretmektir
✔ Yargılamak değil, anlamaya çalışmaktır

Ama ne yazık ki günümüzde birçok kişi, destek gibi görünerek aslında köstek olmaktadır.


TOPLUMA AÇIK ÇAĞRI

Artık herkesin kendine şu soruyu sorma zamanı:

❓ Ben başkalarını eleştirirken kendime bakıyor muyum?
❓ Söylediklerim gerçekten yapıcı mı, yoksa yıkıcı mı?
❓ İnsanları yükseltiyor muyum, yoksa aşağı mı çekiyorum?


SON SÖZ

  1. Başkalarını eleştirmeyi bırak
  2. Önce kendini düzelt
  3. Hatalarını kabul et
  4. İnsanları yıkma, inşa et

Çünkü;

Toplum, bireyin aynasıdır.
Birey düzelmeden, toplum düzelmez.

 

Yazar : Ramazan YORULMAZ