DİNE HAKARET ÖZGÜRLÜK DEĞİLDİR! İNSANLARIN KUTSALINI AYAKLAR ALTINA ALMANIN DA BİR CEZASI OLMALI
DİNE HAKARET ÖZGÜRLÜK DEĞİLDİR! İNSANLARIN KUTSALINI AYAKLAR ALTINA ALMANIN DA BİR CEZASI OLMALI
DENİZ GÖKTAŞ TARTIŞMASI BİR KEZ DAHA AYNI SORUYU GÜNDEME GETİRDİ: “MİZAH” DENİLEREK MİLYONLARCA İNSANIN KUTSAL DEĞERLERİYLE ALAY EDİLEBİLİR Mİ?
Türkiye günlerdir komedyen Deniz Göktaş'ın “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisindeki ifadelerini tartışıyor.
Kur'an-ı Kerim, vahiy ve dini değerlerle ilgili sözleri nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan Deniz Göktaş, gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Göktaş ise suçlamaları reddederek dini değerleri aşağılama kastının bulunmadığını ve sözlerinin mizah kapsamında olduğunu savundu.
Ancak biz bugün başka bir soru soruyoruz:
Her hakaretin arkasına “mizah” kelimesini koyduğumuzda yapılan şey özgürlük mü oluyor?
Hayır!
Dine hakaret özgürlük değildir.
İnsanların kutsalını ayaklar altına almak sanat değildir.
Kur'an-ı Kerim'i alay konusu haline getirmek bizim gözümüzde mizah değildir.
İNANMAYABİLİRSİN AMA HAKARET EDEMEZSİN!
Bu ülkede hiç kimse bir dine inanmak zorunda değildir.
İsteyen inanır.
İsteyen inanmaz.
İsteyen sorgular.
İsteyen farklı bir dünya görüşünü benimser.
Ancak bir insanın inanmıyor olması, milyonlarca insanın kutsal kabul ettiği değerleri aşağılamayı meşru hale getirmez.
Kur'an-ı Kerim, Müslümanlar için sıradan bir kitap değildir.
İslam inancına göre Allah'ın kelamıdır.
Milyonlarca insan Kur'an-ı Kerim'i eline almadan önce abdest alıyor.
Yüksek bir yerde muhafaza ediyor.
Saygıyla okuyor.
Çocuklarına öğretiyor.
Hayatını onun emir ve öğütlerine göre yaşamaya çalışıyor.
Sonra birileri çıkıp sahne ışıklarının altında, insanların kahkahaları arasında bu kutsal değerleri tartışmalı ifadelerin konusu haline getiriyor.
Tepki gösterildiğinde ise tek bir kelimenin arkasına sığınılıyor:
“Mizah!”
Kusura bakmayın.
Her söylenen söz mizah değildir.
Her kahkaha haklı değildir.
Her sahne sınırsız bir dokunulmazlık alanı değildir.
İNSANLARIN KUTSALINI AYAKLAR ALTINA ALMAK ÖZGÜRLÜK OLAMAZ
Özgürlük nedir?
Bir insanın düşüncesini açıklayabilmesidir.
Eleştirebilmesidir.
Sorgulayabilmesidir.
Fikrini korkmadan söyleyebilmesidir.
Ancak özgürlük, başka insanların onurunu ve kutsal değerlerini bilerek incitmenin sınırsız ruhsatı olarak görülemez.
Bugün Kur'an-ı Kerim üzerinden yapılan bir söz “şaka” denilerek geçiştirilirse yarın başka bir dinin kutsal kitabı hedef alınır.
Sonra bir başka toplumun kutsal değeri.
Sonra bir başkasının inancı.
Peki bunun sonu nereye varacak?
Toplumun ortak yaşam kültürü, insanların birbirlerinin değerlerine saygı göstermesiyle mümkündür.
Ben senin inancına katılmak zorunda değilim.
Ama senin kutsalına hakaret etmemek zorundayım.
İşte birlikte yaşamanın en temel kurallarından biri budur.
“ŞAKA YAPTIM” SAVUNMASI HER ŞEYİ TEMİZE ÇIKARMAZ
Son yıllarda çok tehlikeli bir alışkanlık oluştu.
Önce ağır bir söz söyleniyor.
Sonra toplum tepki gösteriyor.
Ardından görüntüler milyonlarca kişiye ulaşıyor.
Ve en sonunda aynı savunma geliyor:
“Şakaydı.”
Peki bir insanın annesine hakaret edip “şaka yaptım” desek kabul edilir mi?
Bir insanın ailesini aşağılayıp “mizah yaptım” desek mesele kapanır mı?
Bir milletin değerleriyle alay edip “ironi yaptım” demek her sözü masum hale getirir mi?
O halde milyonlarca insanın canından aziz bildiği kutsal değerler söz konusu olduğunda neden “mizah” kelimesi dokunulmazlık zırhı olarak kullanılmak isteniyor?
BU TÜR EYLEMLERE KARŞI KANUNLAR CAYDIRICI OLMALI
Osmaniye Web Haber olarak görüşümüz nettir:
İnsanların dini değerlerini alenen aşağılayan, kutsallarını hedef alan ve toplumsal hassasiyetleri hiçe sayan eylemler karşısında hukuk etkili ve caydırıcı olmalıdır.
Kim yaparsa yapsın.
Sağcı yapmış.
Solcu yapmış.
Ünlü yapmış.
Komedyen yapmış.
Sanatçı yapmış.
Milyonlarca takipçisi olan biri yapmış.
Fark etmez!
Kanun herkes için eşit uygulanmalıdır.
İnsanların kutsal değerlerini hedef alan davranışların “nasıl olsa şaka der kurtulurum” anlayışıyla yapılmasının önüne geçilmelidir.
Cezanın amacı intikam değildir.
Cezanın ve hukukun amacı toplum düzenini korumak, hak ihlallerini önlemek ve caydırıcılığı sağlamaktır.
Bu nedenle dini değerlerin alenen aşağılanmasına ilişkin hukuki düzenlemeler, ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmadan ancak insanların kutsallarını da sahipsiz bırakmadan açık ve caydırıcı şekilde uygulanmalıdır.
KUTSALA SAYGI İSTEMEK GERİCİLİK DEĞİLDİR
Birileri hemen çıkıp “ifade özgürlüğü” diyecektir.
Biz de soruyoruz:
İfade özgürlüğü yalnızca hakaret eden için mi vardır?
İnancı aşağılandığını düşünen milyonlarca insanın tepki gösterme özgürlüğü yok mudur?
Kur'an-ı Kerim'e saygı istemek gericilik değildir.
İnsanların dini hassasiyetlerine dikkat edilmesini istemek çağ dışılık değildir.
Bir Müslümanın kutsal kitabına yönelik sözlere tepki göstermesi son derece doğaldır.
Nasıl başka dinlerin, inançların ve toplulukların kutsal değerlerine yönelik aşağılayıcı ifadeler karşısında saygılı bir dil savunuyorsak, Müslümanların kutsal değerleri söz konusu olduğunda da aynı hassasiyeti savunuyoruz.
BU İNSANLIK DIŞI ÜSLUBA “MİZAH” DEMEYİN!
Biz insanları insanlıktan çıkaran hakaret dili kullanmayacağız.
Ancak yapılan veya yapıldığı iddia edilen eylemleri de yumuşatmak zorunda değiliz.
İnsanların en kutsal değerlerini aşağılayan üslup, insanlık dışı bir saygısızlıktır.
Buna sanat demeyin.
Buna cesaret demeyin.
Buna ilericilik demeyin.
Ve her şeyden önemlisi;
Buna özgürlük demeyin!
Özgürlük, insanların kutsalını çiğneme hakkı değildir.
Mizah, milyonlarca insanın inancını aşağılamanın bahanesi değildir.
Sanat, toplumun dini değerlerine hakaret etmenin dokunulmazlık kalkanı değildir.
KARARI YARGI VERECEK AMA BİZ SUSMAYACAĞIZ
Deniz Göktaş hakkındaki suçlamalarla ilgili nihai kararı mahkemeler verecektir.
Göktaş suçlamaları reddetmekte ve sözlerinin mizah kapsamında olduğunu savunmaktadır.
Masumiyet karinesi gereği, kesinleşmiş bir mahkeme hükmü olmadan hiç kimse suçlu ilan edilemez.
Ancak bu gerçek, toplumun tepki göstermesine engel değildir.
Biz de Osmaniye Web Haber olarak açıkça söylüyoruz:
Dine hakaret özgürlük değildir!
İnsanların kutsalını ayaklar altına almak mizah değildir!
Kur'an-ı Kerim Müslümanların kırmızı çizgisidir!
Ve insanların kutsal değerlerini aşağılayan eylemler karşısında hukuk caydırıcı olmalıdır.
Bugün susarsak yarın “şaka yaptım” diyen herkes, toplumun bütün değerlerini sırayla hedef alabilir.
Kutsala saygı bir tercih değil, birlikte yaşamanın gereğidir.
Sözümüz açık.
Tavrımız nettir.
KUR'AN-I KERİM MİZAH MALZEMESİ DEĞİLDİR!



