Menfaat Düzeni İnsanlığı Çoktan Tüketmiş

Menfaat Düzeni İnsanlığı Çoktan Tüketmiş

İnsan bazen kalabalıkların içinde yalnız kalır.

Ama sırtını dönebileceğin insan sayısı bir elin parmağını geçmez.

Kim güçlü görünüyorsa onun yanında saf tutuluyor.

Kim sesi yüksek çıkıyorsa ona alkış tutuluyor.

Dün yere göğe sığdırılamayanlar bugün başka masalarda baş köşeye oturuyor.

Dün söylenen sözler bugün inkâr ediliyor.

“Bunun gerçek yüzünü herkes bilmeli” diyorlar.

Sonra ertesi gün bir düğünde görüyorsun.

Bu memlekette artık insanların sözüne değil…

Çünkü herkesin yüzünde başka bir maske var.

Sonra dönüp “Neden güven kalmadı?” diye soruyorlar.

Rüzgâr ters esmeye başlayınca ilk onlar kayboluyor.

Kimsenin kimse için mücadele ettiği yok.

Bir de utanmadan dürüstlük nutku atıyorlar.

İki kelime eleştiri görünce yüz değişiyor.

Sanki yazılan her cümle kendilerine dokunmuş gibi huzursuz oluyorlar.

Demek ki bir yerlerde vicdan hâlâ çalışıyor.

Ama artık kimseyle uğraşacak hâl de kalmıyor insanda.

Bugün güçlü görünenlerin yarın nasıl dağıldığını bu şehir çok gördü.

Dün kibirle yürüyenlerin bugün başını kaldıramadığını da gördü.

İnsan bazen kendi kurduğu düzenin altında kalıyor.

Özellikle de kötülük üzerine kurulan düzenler uzun sürmüyor.

Her şeyi kontrol ettiğini sananların huzuru kaybolmuş.

Herkesi yönettiğini düşünenler kendi hayatını toparlayamıyor.

Çünkü insanın karşısına bazen mahkeme çıkmıyor…

Ve vicdanın verdiği ceza daha ağır oluyor.

Bu yüzden artık kimseyi olduğu gibi kabul etmiyorum.

İyi niyetinin kullanılmasından yoruluyor.

Sürekli arkadan konuşanlardan yoruluyor.

Çünkü bazı insanlara ne kadar iyilik yaparsan yap…

Günün sonunda seni ilk satacak kişi yine onlar oluyor.

Çünkü insanı ayakta tutan şey çevresi değil…

Ve bu şehirde hâlâ vicdanlı insanlar varsa…

Ve bazı gerçeklerin günü geldiğinde konuşmasına hiçbir güç engel olamaz.


Daha Fazlasını Görmek İçin Tıklayın